sanalbasin.com üyesidir
  • Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/cheeselifemagazine
  • https://www.twitter.com/@cheeselifemaga1
  • https://www.instagram.com/cheeselifemagazine1
  • https://www.youtube.com/channel/UCVphzDSCv172cvqPtzyw-4A
Prof.Dr.Yavuz ÖZTÜRKLER
editor@cheeselifemagazine.com
Hollanda İzlenimlerim
02/02/2017

Aralık ayı içinde bir haftalık Hollanda gezisi ve Utrecht Üniversitesinde mesleğimle ilgili bir eğitime katıldım. Bu süre zarfında Hollanda’yı biraz olsun tanıma ve bu vesile ile Hollanda ile ilgili ilginç bilgiler edinme fırsatı buldum.

***

Hollanda çok küçük bir ülke.

Bizim Konya ovası kadar.

Soğuk, sulu, yeşil …

Kışın giderseniz biraz karanlık.

Asırlardır su ile savaşıyor.

Su kanallarıyla baştan başa donatılmış.

Suyun dezavantajını avantaja çevirmiş sıra dışı bir ülke.

Türkiye’den 7 kez daha küçük

Nüfus bakımından Türkiye’nin 5’te biri kadar.

Topraklarının %25’i deniz seviyesinden 7 m düşük.

800 milyar dolar milli gelire sahip.

Kişi başına düşen yıllık gelir 40 bin dolardan fazla.

Dünyanın zengin 10 ülkesi arasında.

***

İnsanları çok kültürlü, eğitimli ve mutlaka İngilizce biliyor.

İnsanları, turisti çok seviyor ve saygı gösteriyorlar.

Turizmden çok iyi para kazanıyorlar.

Orada basit bir sarkıntılık suçu ile bir insanın hayatı kararabilir.

***

Doğaya ve çevreye zarar vermeden bilim ve teknolojiye dayalı tarım ve hayvancılık yapıyorlar.

400 milyonluk Amerika ile tarımda başa baş gidiyorlar.

Çok küçük olan topraklarını denizin doldurulması ile elde etmişler.

17 milyon ülke nüfusunun %4’ü tarımla uğraşıyor.

76 milyonluk ülkemizin %30’u tarımla uğraşıyor.

Dünyanın önemli üç tarım ülkesinden biri .

Peynir üretiminde dünyada 5. Sırada ve ürettiği peynirinin %70’ni ihraç ediyor.

Gelirinin %80’i tarım ve hayvancılıktan geliyor.

Hayvan sağlığına en az insan sağlığı kadar önem veriyorlar.

Hayvanları da insanları gibi mutlu.

Özellikle çiftçileri daha mutlu.

Şap (dabak) orada unutulmuş. (Şap hastalığı virüsü bulaştırırız diye bizi  Veteriner Fakültesi Kliniklerine sokmadılar).

100 milyar dolar tarım ihracatıyla ABD’nin ardından en büyük tarım ihracatçısı.

Peynirlerine “Gouda” diyorlar.

Köylerden kırsallık, geri kalmışlık ve cahillik değil, modernlik, zenginlik,  temizlik, yeşillik  ve mutluluk fışkırıyor.

Köyler güzel ve evleri bahçeli.

Çiftçilik kuşaktan kuşağa geçen saygın ve karlı bir meslek.

Üretim ve emeğe saygı üst seviyede.

Büyük önder Atatürk’ün  köylüye içtenlikle yakıştırdığı paye orada gerçekten hayat bulmuş.

Köylü orada tam anlamıyla “milletin efendisi”.

Kimse orada “çocuğum ceketimi satar seni okuturum, yeter ki sen oku kendini kurtar “ demiyor.Çocuğunu sadece üretime yönlendiriyor.

***

Eğitim, teknoloji ve bilime, yani insana yatırımı ön planda tutuyorlar.

Vergi toplamada çok mahirler.

Vergi kaçırma, dolandırıcılık ve ticari suçlarda oldukça ağır cezalar uygulanıyor.

Ticari yaşam çok hareketli.

Didişme ve çekişme yerine dayanışma hakim.

Kooperatifçilik hayati öneme sahip.

En büyük ve en eski bankasının sahibi çiftçiler.

Tarımsal ve ticari kooperatifçilik çok yüksek seviyede.

***

Herkes spor yapıyor ve doğayı soluyor.

Her yerde dört çeşit paralel yol var.

Metrobüs, metro yolu,  karayolu ve bisiklet yolu.

Bir evde birkaç araba yok, birkaç bisiklet mutlaka var.

Hollanda’lı bisikletle işe gidip geliyor.

Ulaşım aracı olarak daha çok metro kullanılıyor.

Hollandalı vatanını çok seviyor ve çok çalışkan.

İşlerini sevgi ve ciddiyetle yapıyorlar.

Çarpık kentleşme, gökdelenler, hava kirliliği ve trafikle savaş yok.

Büyük şehirlerde trafik varsa da rahatsız edici ve keşmekeşli değil.

Evlerin hepsi az katlı ve birer mimari şah eser gibi.

Tertemiz ve yeşil bir doğaya sahipler.

***

Kısaca :

Hollanda tüm olumsuzluklarını yenmiş  ve mucizesini gerçekleştirmiş.

Bizim bu mucizeyi gerçekleştirmemiz zor ama imkansız değil.

Çünkü Hollanda’dan kat kat fazla bir potansiyelimiz var.

Sadece insan odaklı doğru stratejilere, eğitime, doğru  bilince, ülkemizi ve işimizi daha çok sevmeye ihtiyacımız var.



1111 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Türk Mutfağından Dünya’ya Kahvaltı Günü - 06/06/2021
Türk mutfağını kimsenin hafife almaması gerektiği bir kez daha anlaşılmış oldu. Çünkü “Dünya Kahvaltı Günü” fikri sonunda bizim mutfağımızdan çıktı.
DÜNYA’NIN GÜNÜ - 02/05/2021
Dünyadan başka dünya yok…
Peynir Baharı - 23/05/2020
Korona günlerinde net bir şekilde anlaşıldı ki, makineler, arabalar ve markalı telefonlar yenilmiyor. İnsanlar marketlere ve daha çok temel gıda maddelerine hücum etti.
Peynir korona virüse meydan okuyabilir mi? - 19/03/2020
“Peynirin bağışıklık sistemi üzerinde olumlu etkileri var mı yok mu? Sorusunun cevabı aranabilir. En iyisi gelin bu sorunun cevabını birlikte bulmaya çalışalım ve yorumu birlikte yapalım.
Dünya Küçüldü Virüsler Büyüdü - 17/03/2020
Küreselleşme hastalıkların da hızlı yayılmasını sağladı. Kırım Kongo Kanamalı Ateşi, Domuz Gribi, SARS, MERS gibi hastalıkların adını dünyada bilmeyen kalmadı.
Fondü Fondü Dedikleri… - 19/08/2018
Fransa’dan ve İsviçre’den hatta İtalya’dan gelenler hemen başlarlar tavsiyeye: “Fondü yemeden dönmeyin”. Gezi bloglarında dolaşırken de bir fondüdür tutturmuş gidenleri görüyoruz.
Mersin ilimiz ve peynir - 30/01/2018
Mersin deyince akla hep sebze -meyve, liman, turistik yerler ve deniz gelir. Oysa Mersin’de bir yörük memleketi olup Toroslardan gelen lezzeti de vardır. Keçisi ve koyunu da vardır. Özellikle keçi sütü ve peyniri, koyun yoğurdu ile meşhurdur.
Şaka gibi gelen yıl - 31/12/2017
Dışarıda gürültü ile yağan yağmuru duyunca, bu meşhur deyimi biraz değiştirip “bir yılıma daha girdim” de diyebilirsiniz.
Doktora Baytar Diyenlere - 12/11/2017
İşini iyi yapmadığı düşünülen insan hekimlerine “Baytar” deme sendromu hala devam ediyor. Geçenlerde bir gazetenin köşesinde de aynı sendroma rastladım. Doktoruna kızan hemen “Baytar” diyor. Bu kinayeyi başka meslekler için pek kullanmıyorlar.
 Devamı